| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Cartoon Network Türkçe,Çizgi Film,Çizgi Film İzle,Cartoon Network İzle

Bedava Çizgi Film izle, Çizgi Film Resimleri, Çizgi Film Videoları, çizgi film kahramanları, dini çizgi film , çocuk çizgi film, cizgi film video, çizgi film karakterleri, çizgi film şirinler, cizgifilm, çizgi filmler, çizgi flm, tom ve jerry, nasreddin hoca, Cedric, He-man, Şirinler, Pembe Panter , Bugs Bunny, beyblade, tweety çizgi filmi, kuş çizgi filmi, örümcek adam, Garfield, Shrek Çizgi Filmi, Mickey mouse, Tusubasa Çizgi Filmi, Yu-Gi-Oh, Temel Reis Çizgi Filmi, Bratz, brazt resimleri, bratz oyun, video

Yazılar arşiv 03.2009 Other entries in 2009-03 resimler , videolar

Çocuklar İçin

Orman Perisinin Gülleri
Yemyeşil ağaçlarla kaplı ormanın birinde genç bir peri yaşarmış. Bu peri çiçeklerden en çok gülleri severmiş. Evinin bahçesinde renk renk güller yetiştirirmiş. Bu güller o kadar taze ve güzellermiş ki gören herkes perinin güllerine hayran kalırmış. Peri de güllerini çok sever, her sabah onları hem sular hem de onlarla konuşurmuş. Genç peri gülleriyle çok mutluymuş, ama onu üzen bir durum varmış. Peri güllerini çok sevdiği için onların solmalarına dayanamazmış. Güllerin bir süre sonra solması çok doğalmış, fakat genç peri güllerinin solmasına çok üzülüyor, güllerinin hep ilk günkü gibi taze ve diri kalmalarını istiyormuş. Kendi kendine "güllerim hep böyle güzel kalsa! O zaman hiç mutsuz olmam." diyormuş. Bir sabah çiçeklerini yine sularken perinin dikkatini sarı renkte bir gül tomurcuğu çekmiş. Bu tomurcuk da diğer gül tomurcukları gibi pek güzelmiş. Fakat rengi diğerlerinden apayrıymış. Çok daha güzel ve değişik bir tondaymış tomurcuğun rengi. Bu yüzden, genç peri sarı tomurcuğa daha özenli bakmaya başlamış. Her sabah ona "küçük sarı tomurcuk büyüyecek, kocaman güzel bir gül olacak" diye güzel sözler söylüyormuş. Tomurcuk da bunu anlıyormuş gibi günden güne daha da güzelleşerek büyümüş. Kocaman bir gül olduğunda ise bahçedeki diğer güllerin arasında tıpkı gökyüzündeki güneş gibi ışıldıyormuş. O kadar güzelmiş ki onu görenler sarı güle bakmaya doyamıyorlarmış. Peri de bunun farkındaymış ve çok mutluymuş. Fakat sarı gülün de bir gün solacağını bildiği için, içten içe bir üzüntü duyuyormuş. Aradan bir gün geçmiş, bir hafta geçmiş, bir ay geçmiş. Bu süre içinde bahçedeki bütün güller solmuş, yerlerini yeni tomurcuklara bırakmışlar: güzel, sarı gül dışında! Bir ay geçmesine rağmen sarı gül solmamış, benzersiz güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Peri ilk başta bu işe çok şaşırmış fakat yine de sevinçliymiş. Çünkü güllerinin en güzeli solmamışmış. İyi yürekli peri, her gün onu evinin penceresinden seyrediyor, onu özenle suluyor, ona güzel sözler söylüyormuş. Gel zaman git zaman; peri, bu işten sıkılmaya başlamış. Sarı gül hiç solmuyormuş, fakat bu periye artık mutluluk vermemeye başlamış. Çünkü peri sarı güle dair hiçbir umut taşımıyormuş içinde. Önceden gülleri solduğu vakit, yeni tomurcukların ne zaman çıkacağını merak ederek onlarla sabırla ilgilenir, umutla güllerinin açılacağı zamanı beklermiş. Fakat şimdi sarı gül hiç solmadığı için böyle düşünceleri kalmamış. Bu da periyi bir zaman sonra mutsuz etmiş. Yetiştirdiği güllerinin solmamasını isteyerek ne kadar yanlış düşündüğünü anlamış. Her şeyi doğal haliyle sevmek en güzeliymiş. Bu yüzden o günden sonra orman perisi, doğadaki her şeyi olduğu gibi kabul etmeye karar vermiş. Orman perisi uzun yıllar, bahçesinde yetiştirdiği güllerle beraber evinde mutlu bir hayat sürmüş.

Çocuk Sitesi,Çocuk Siteleri,Çocuklar İçin

Kurnaz Tilki
Aslan, kurt ve tilki, üçü birlikte avlanmak için ormana gitmişlerdi. Aslında aslan'ın dengi olmayan tilki ve kurtla arkadaşlık etmesi doğru değildi. Fakat "cemaatle birlikte olmak rahmettir" sözüyle hareket etmek istiyordu.

Üç kişi olunca bir başkan gerekiyordu. O da elbette kendisiydi. Üçü beraber bir yaban sığırı, bir keçi ve iri bir tavşan avladılar. Avları güzel gitmişti. Avlarını sürükleye sürükleye bir mağaraya getirmişlerdi. Çok da acıkmışlardı.

Sofraya oturdular.

Avlarını taksim etmeyi başkan olan aslanın yapması gerekirdi. Fakat aslan sınamak için kurda dönerek:

- "Söyle bakalım, benim tecrübeli dostum. Şu hayvanları aramızda taksim ette, senin cevherin niyetin ortaya çıksın." dedi.

Kurt hemen atıldı:

- "Memnuniyetle sultanım. Yaban sığırı senin payındır. O büyüktür, sen de büyük ve gövdelisin. O sana layıktır. Keçi benim hissemdir. Tilkiye de şu semiz tavşan düşmektedir." dedi.

Aslan, onun bu haddini bilmezliğine, kendini ilk fırsatta öne çıkaran tavrına çok kızdı. Kendi gibi emsalsiz bir aslan karşısında benlik davası gütmesine son derece hiddetlendi.

Aslan:

- "Sen kim oluyorsun budala! Unutma ki, ormanlar kralı aslanım. Ben varken sana pay ayırmak düşer mi? Bunu hak ettin" diyerek kurda yaklaşıp öyle bir pençe vurdu ki, kurt kan-revan içinde yere yıkıldı.

Aslan bir yerde iki başkan olmaz, düşüncesiyle kurdun kafasını kopardı.

Ondan sonra korkudan tir tir titreyen tilkiye dönerek:

- "Ne bakınıp duruyorsun orada! Haydi şimdi de sen pay et bakalım şu avdan." dedi.

Tilki son derece tevazu ve alçak gönüllülük içinde:

- "Ey büyük sultanım! Pay etmek benim haddim değil ama, mademki emrettiniz söyli-yeyim. Şu büyük sığır kuşluk yemeğiniz olsun. Keçi ise nefis bir öğle yemeği, tavşan da sultanımızın gece çerezi olsun." dedi.

Aslan, tilkinin bu pay taksiminden pek hoşlanmıştı.

- "İşte adil paylaşma... Böyle bir taksimi nerden öğrendin sen?' diye tilkiye sordu.

Tilki boyun bükerek, yerde cansız yatan kurda bir göz attı.

Sonra:

- "Şu haddini bilmez kurdun halinden ve başına gelenden öğrendim sultanım." dedi.

Bunun üzerine aslan tilkiye:

- "Madem ki sen kendine pay ayırmayıp benim büyüklüğümü takdir ettin. Ben de sana büyüklüğümü göstereyim. Var git, bu avların üçü de senin olsun, afiyetle ye" diyerek bütün avları tilkiye bağışladı.

Tilki o zaman, aslan iyi ki av taksimini kurddan sonra bana emretti. Ya önce bana em-retseydi, benim halim nice olurdu? diye haline şükretti.

ÖĞÜTLER:

* Arkadaşlarımızı iyi seçmeliyiz,

* İnsan için en lazım olan şey, haddini bilmesi ve ona göre hareket etmesidir.

* Akıllı insan, olaylardan ibret almasını bilendir,

* Bizden önce gelen milletlerin başına gelenlerden ibret almalıyız.

Çocuk Hikaye,Çocuk Oyun,Çocuk Video,Çocuklar İçin

Çoban ve Kurt
Dağlardaki koyun sürülerinden birine aç bir kurt dadanmış. Çoban ne yapsa ne etse bu kurtla başa çıkamayacağını anlayınca sonunda çareyi bir çoban köpeği edinmekte bulmuş.

Çoban köpeği gerçekten de kurda karşı yaman direniyormuş. Ama koyunların sayısı çok olduğundan kurt, bir o yandan bir bu yandan sürüye yaklaşıyor ve çoban köpeğinin bütün dikkatine rağmen sürüden koyun çalmayı beceriyormuş.Köpeğin canına tak etmiş kurdun oyunları. Uyuyamaz, dinlenemez olmuş. Sahibine karşı yüzünü kara çıkarmak da istemiyormuş.Sonunda köpek dayanamamış ve kurdu ininde bir gün ziyaret etmiş:

"Kurt kardeş" demiş. "Tamam, seni anlıyorum, senin de karnın acıkıyor ve sana yiyecek veren bir sahibin de olmadığından bir yerden yiyecek bir şeyler bulmak zorundasın.Ama sana bu yakışır mı? Kocaman kurtsun, kendinden küçüklerle uğraşıyorsun. Onları tuzağa düşürüyor, yakaladığını çalıp götürüyorsun. Oysa senin gibi böyle güçlü kuvvetli bir hayvan hep kendi gibi büyüklerle boy ölçüşmeli! Aslanla, kaplanla savaşmalı!

Masum koyunları ve körpe kuzuları değil, yaban öküzlerini, zebraları avlamalı".

"Benim sevgili arkadaşım" demiş kurt., "Biz senle uzaktan kuzen sayılırız. Ama dünyalarımız farklı. Sen kendinden güçlü birinin hizmetine girmiş ve bütün dünyayı onun gözünden görür olmuşsun.

Ben ise bağımsız yaşarım. Hayatımı sürdürmek için önüme çıkan bütün fırsatları değerlendiririm.

Avımı yakalarken de ayırım yapmam. Hangisi kolaysa onu avlarım. Ancak böyle yaşayabilirim.

Benim dostum düşmanım bellidir. Koyunlar, benim can düşmanları olduğumu iyi bilirler. Ama senin sahibin ne yapıyor? Onların dostu gibi görünüyor. Onları koruyor, hatta sen gibi akılsız kuzenlerimi de yanında çalıştırıyor. Ama ne için, sana sorarım?

O koyunları canı istediğinde kesip yiyebilmek için! Ya da yemeleri için başkalarına satmak için! Gördün mü ya!

Şimdi hangimiz daha dürüstüz? Ben aç kalınca, saklamadan gizlemeden gider bir tane yakalarım. Senin sahibin ise binlerce koyunu kesip yer.

O nedenle ben haklıyım. "Bilinen düşman, dost görünen gizli düşmandan daha hayırlıdır!"

Çocuk Hikayeleri,Çocuklar İçin Hikayeler

Yavru Köpek Sevgisi
Son dört aydır bacağına çelik bağ takan küçük çocuk, evinin ön kapısından içeri, kucağında yeni aldığı köpek yavrusuyla girdi. Köpeğin kalçasında bir kemik eksikti ve yavru yere bırakıldığında ciddi biçimde topallıyordu. Çocuğun fiziksel özürlü bir yavru seçmesi anne babasını aşırttı, çünkü çocuk kendi durumundan ümitsizdi. Ama yanında yeni arkadaşıyla umutları canlanmış ve yepyeni bir coşkuyla dolmuştu.

Ertesi gün çocuk ve annesi küçük köpeğe nasıl yardım edebileceklerini öğrenmek için bir veterinere gittiler. Veteriner, çocuğa, eğer her sabah yavru köpeğin bacağına masaj yapar, sonra da onu en az bir mil yürütürse, o zaman kalçasındaki kasların güçleneceğini, yavrunun artık acı çekmeyeceğini ve daha az topallayacağını anlattı.

Yavru köpeğin bu durumdan rahatsızlığını inleyerek ve havlayarak belli etmesine ve çocuğun da kendi bacak bağından acı ve zorluk çekmesine karşın, sonraki iki ay boyunca rehabilitasyon programını sabırla sürdürdüler. Üçüncü ay, her sabah okuldan önce üç mil yürüyorlardı ve artık ikisi de yürürken acı duymuyordu.

Bir Cumartesi sabahı çalışmadan dönerlerken çalıların arasından önlerine bir kedi çıktı ve köpeği korkuttu. Tasmasından kurtulan köpek hızla caddeye seğirtti. Hızla gelen bir kamyon köpeğe yaklaşırken çocuk da caddeye fırladı, köpeğini yakalamak istedi, ama yolun kenarına yuvarlandı. Geç kalmıştı. Kamyon köpeğe çarpmıştı, köpeğin ağzından kan geliyordu. Çocuk ölmekte olan köpeğine sarılmış ağlarken kendi bacağındaki bağın çıkmış olduğunu gördü.

Kendisi için üzülecek zamanı yoktu. Hemen ayağa kalktı, köpeğini kucağına aldı ve eve doğru yola koyuldu. Köpek küçük küçük havlayarak çocuğa umut veriyor ve onun heyecan içinde elinden geldiğince hızlı koşmasına neden oluyordu.

Annesi onu ve acı çeken köpeğini hemen hayvan hastanesine götürdü. Anne oğul merak içinde köpeğin ameliyatı atlatıp atlatamayacağını öğrenmek için beklerken çocuk, şimdi nasıl olup da yürüyebildiğini ve koşabildiğini sordu.

Annesi şöyle dedi: " Sende osteomiyelit vardı. Bu bir kemik hastalığıdır. Bu hastalık bacağını zayıflattı ve sakat bıraktı, bu nedenle de topallıyor ve acı çekiyordun. Bacağındaki bağ destek içindi. Eğer acıya ve saatlerce sürecek tedavilere dayanmaya razı olsaydın, bu geçecekti. İlaçlara iyi cevap verdin, ama fizik tedaviye her zaman karşı koydun. Baban ve ben ne yapacağımızı bilemiyorduk. Doktorlar bize senin bacağını yitirmek üzere olduğunu söylediler. Sonra eve köpek yavrusunu getirdin. Sanki onun gereksinmelerini anlıyor gibiydin. Sen ona yardım ederken aslında büyümek ve güçlenmek için kendine yardım ediyordun."

Tam bu sırada ameliyathanenin kapısı ağır ağır açıldı. Veteriner yüzünde bir gülümsemeyle dışarı çıktı. " Köpeğiniz iyileşecek" dedi.

Çocuk, insanın kendini kaybettiği zaman aslında kendini bulduğunu öğrendi. Vermek almaktan daha kutsaldı.

Karikatürler,Karikatür Resimler,Komik Karikatürler

















Fıkra,Fıkralar,Komik Fıkralar

HANGİ KANAL?
     Adamın biri iş gezisi için Danimarka'ya gitmiş. İşlerini hallettikten sonra akşam barda bir kadeh içip odasına çıkmış.
     Tam uyumaya hazırlanırken kapı çalınmış, karşısına dünya güzeli bir hatun çıkmış. Adam tam yanlış odaya geldiğini söylemeye çalışırken kadın parmağını onun dudağına dayayarak susturmus.
     - Buraya senin için geldim.
     Kadınla sabaha kadar sevittikten sonra yorgun ama mutlu bir şekilde aşağı inip resepsiyona uğramış.
     - Benim borcum ne kadar?
     Katip gülümseyerek cevaplamış.
     - Borcunuz ödendi efendim. Buyrun, bu da bizim hediyemiz" diyerek bir zarf uzatmış.
     Adam zarfı açtığında içinde 10 000 dolar ara olduğunu görmüş.
     Yanlışlık olduğunu söylese de hiç bir yanlışlık olmadığını söyleyerek kendisini alana kadar uğurlamışlar. Adam Türkiye'ye geldiğinde bunu bütün arkadaşlarına anlatmış ama kimseyi inandıramamış.
     Adamın anlattıklarından birinin yolu Danimarka'ya düsünce ne olur ne olmaz diye oteli denemeye karar vermiş.
     Aksam gelip odaya çıkmış. Bu sefer inanılmaz güzellikte bir kumral gelmis.
     Onunla sabaha kadar sevismisler. Adam arkadaşının yaptığı gibi aşağı inerek hesabı sormuş. Kendisine bir zarf vermişler. Adam zarfı açtığında içinde 5000 dolar olduğunu görmüş.
     Gülümseyerek sormuş.
     - Neden bana beşbin dolar? Burada kalan başka bir Türk arkadaşıma 10 000 dolar vermissiniz.
     Katip biraz dütündükten sonra hatırlamış...
     - Haaaa, o arkadaşınız. Ama onunki birinci kanalda yayınlanmıştı.
     




SAVAŞ
     Temel, Amerikanin durduk yerde Irak'a saldirmasindan rahatsiz olmustur. Bir yolunu bulup baskan Bush'a telefon eder:
     "Alooo! Ben, Temel olarak size savas acayrum haberunuz olsun!"
     Bush, gülerek yanitlar:
     "Hehehe...kac kisilik bir ordun var ki?"
     Temel düsünür:
     "Hmmm...kayinpirader Idrus, halaogli Tursun, kaavedeki arkadaslar..." ve yanit verir: "9 kisidur daa!"
     Bush icinden kis kis güler ve ciddi olmaya calisarak:
     "Temel bey, sizin 9 kisilik ordunuza karsilik Amerikan ordusu tam 2 milyon askerden olusmaktadir!" der.
     "Hmmm..." der Temel:
     "Sizu pir süre sonra arayacagum."
     Aradan birkac gün gecer ve Temel, Bush'u yeniden arar:
     "Baskan, savas ilanimuz gecerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size karsi!"
     Bush, ilgiyle sorar:
     "Neymis bunlar?" "Hacan, bizim Tursun'un tiraktörü, benim cakaralmaz tüfek bi de kavedeki arkadaslardan birinin bicerdöveri..."
     Bush güler:
     "Iyi ama benim tam 150 bin tankim, 30 bin ucagim ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrica bu arada askerlerimizin sayisi da 3 milyon oldu!"
     Temel yeni gelisme karsisinda biraz sikilmistir:
     "Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacagum."
     Birkac hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar:
     "Baskan, savas ilanumuzu ceri alayrum."
     Bush merakla sorar:
     "Neden?"
     Temel, moralsiz bicimde yanitlar:
     "Cenevre anlasmasinu incelemisuzdur. 3 milyon savas esirini barinduracak yerimiz yoktur!"
     
     




TERS GİYDİN
     Bir adamla karisi misir'da eski bir carsida geziyorlarmis.
     Ayakkabi satilan bir dukkanin onunden gecerlerken satici icerden seslenmis, buyur etmis. Girmisler, satici "cok ozel buyulu sandaletlerim var beyefendi, sizi sexte cok vahsi ve kuvvetli yapacak sandaletler..."
     Adam tabi ki erkeklige leke surdurmemek icin pek önemsememis ama eski gunleri ozleyen karisinin israrlarina dayanamayip sandaletleri denemeye karar vermis.
     Adam sandaletleri giyer giymez gozleri parlamis,kalbi hizli hizli atmis, fiziksel degisimler baslamis, nefesi serilesmis gözleri buyumus ve etrafyna seri bir sekilde bakinmaya baslamis. Karisi bir adim geri kacmis "aman allahim dur dur..." derken adam kosmus, saticiyi yakaladigi gibi tezgaha yatirmis, pantolonunu parcalayarak cikarmaya baslamis,bu arada satici bir yandan kurtulmaya calisirken bagiriyormus, "sandaletleri ters giydin lan!..."
     

Temel Fıkraları,Fıkralar,Fıkra

TEMEL ILE YUNAN ASKERI
     Temel askerligini yunan sinirinda yapiyormus.
     Temel'in cani cok sikiliyormus.
     Yunan'a bir islik calmis elleriyle "Havaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis.
     Bir islik calmis elleriyle "Karaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis.
     Bir islik daha calmis "Denizci misin?" anlaminda yuzme isareti yapmis, yunan aldirmamis.
     Bir islik daha calmis. El haraketi yaparak "Topcu musun?" demis, yunan aldirmamis.
     Bir islik daha calmis "Gozcu musun?" anlaminda durbun isareti yapmis, yunan aldirmamis.
     Nöbetler degismis sira yine Temel'le Yunan'a gelmis.
     Yunan'a hadi sinira git demisler yunan da:
     - "Ben oraya gitmem. Orada bir deli turk askeri var, bana hava kararinca yuzerek gelip sana bir koyacam gozlerin firlayacak diyor.."
     




LAZ PILOTLAR
     Temel'le Cemal bir gün kahvede otururken gazetede bir ilan görürler
     "Pilot kurslari baslamistir*"
     Tabi ki bizimkilerde merakli, pilotluga köyde bagi bahçeyi satip İstanbula giderler.
     Kursa baslarlar basariyla bitirirler diplomalarini alirlar.
     Aradan iki ay geçer bir uçak sirketi arar..
     - "Gelin bakalim size uçak verecegiz pilotlugunuz nasil?"
     - "ilk seferiniz Ispanya'ya.."
     Bizimkiler süper bir kalkis güzel bir havalanis İspanyaya varirlar.
     Tam inecekler
     Cemal :
     - "Kule, acil inis pisti bosaltin, itfaye, ambulans, doktor çagirin, zor durumdayiz.!.."
     Temel
     - "Sayin yolcularimiz herkez emniyet kemerlerini baglasin bildigi bütün dualari okusun tehlikedeyiz."
     Derken uçagi zor bela, kanter içinde piste indirirler.
     Temel:
     - "Vay agzuna siçtugumun ispanyollari, ula bunlarin kafalari hiç çalismayi, 15 metrelik pist mi olur. az daha olecektuk da".
     Cemal:
     - "Ula Temel, dogru deysin. Hakketten kafalari çalismayi. 15 metrelik pist yapayler da 10 kilometre genisluk olur mi?"
     




TERCÜMAN
     Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikci buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikci yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu... Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. tercüman işaretle sordu:
     - Para nerde?
     Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
     - Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neyden bahsettiğinizi anlamıyorum.
     Tercüman tercüme etti:
     - Neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş.
     Baba 38'ligi koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:
     - Simdi sor bakalım, para nerede.
     Tercüman işaretle sordu:
     - Para nerede?
     Sağır-dilsiz kan ter içinde işaretle yanıt verdi:
     - Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda yüz bin dolar var.
     - Ne dedi? dedi Baba.
     Tercüman yanıtladı:
     - Dedi ki, hala neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz sıkarmış.

Fıkralar,Temel Fıkraları

Temel'in Arabası
Temel Dursun'a arabasının öyküsünü anlatıyordu: 'Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarini ıslattı ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim. Dursun : İyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi.

100 Hamsi
Dursun Temel'e sormus : Uşagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun? Temel : 100 tane yerim valla... Dursun : Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin... Bu espri Temel in acaip hoşuna gitmis.Yolda Cemal i görmüs ve hemen sormus: Usagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun? Cemal : 50 tane yerim ben... Temel : Tüh be usagim 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum...

Evde Kimse Olmayacak
Temel Fadime'ye demiş ki; "Fadime, bu aksam bize gel. Evde kimse olmayacak." Fadime aksam gelmiş, kapıyı çalmış çalmış kimse açmamış...

Cartoon Network Çizgi Filmleri

Cartoon Network Çizgi Filmleri
  • Arkadaşım Maymun
  • Ben10
  • Casper
  • Cramp İkizler
  • Daffy Duck
  • Dexter'ın Laboratuvarı
  • Ed, Edd, Eddy
  • Foster'ın Hayali Dostlar Mekanı
  • Fırtına Şahinleri
  • Johnny Bravo
  • Juniper Lee'nin Maceraları
  • Kamp Lazlo
  • Kod Adı: Afacanlar
  • Megas XLR
  • Mike Lu & Og
  • Powerpuff Girls
  • Samuray Jack
  • Scooby-Doo
  • Scooby-Doo, Where Are You!
  • Sincap Çocuk
  • Skunk Fu
  • Star Wars The Clone Wars
  • Taş Devri (çizgi film)
  • Tom ve Jerry

Cartoon Network Hakkında

Cartoon Network, CBS Europe tarafından Turner Entertainment Broadcasting System kullanılarak 1992'de yayına sokulmuş uluslararası bir çizgi film kanalıdır.

Tüm dünyada her biri birbirinden farklı 25 kanalı bulunan Cartoon Network, bugün 160 ülkede yaklaşık 200 milyon evde, 21 dile tercüme edilerek yayın yapmaktadır.  Cartoon Network, dünyanın en büyük medya şirketlerinden Time Warner grubunun bir kuruluşu olan Turner Broadcasting System tarafından 1 Ekim 1992'de çocuklar için kurulmuştur. Türkiye'de D-Smart, Digiturk ve Turksat 2A'dan yayın yapmaktadır. Kanal, genellikle 7-18 yaş aralığında kişilere hitâp eden programlar yayınlamaktadır.

Son 5 senede Cartoon Network özgün çizgi filmleri ile 20 kere prime-time Emmy Ödülleri'ne aday gösterilmiş,Ben 10, Dexter'ın Laboratuvarı, Johnny Bravo, Powerpuff Kızlar, Samuray Jack ile ödüllere layık görülmüştür.

tr.wikipedi.org


Zirve100 En iyi
Burası Cartoon Network Fan Sitesidir.